Basketbol dünyasından müzik dünyasına transfer olan ve son günlerde ismini sıkça duyduğumuz genç yetenek Gökhan Temel ile arkadaşımız Diğdem Yılmaz güzel bir söyleşi gerçekleştirdi.
Diğdem Yılmaz:Bu hafta, müzik piyasasına ‘Aşk Tutsakları’ isimli albümüyle hızlı bir giriş yapan ve ardından SAZAN isimli single çalışması ile son günlerde kendisinden sıkça söz ettiren genç yetenek Gökhan Temel bizlerle. Gökhan Temel müzik yolculuğuna nasıl çıktı?
Gökhan Temel: Çocukluk yıllarımda org ve gitar gibi enstrümanları çalarak büyüdüm. Babamın da eski müzisyenlerden olması nedeniyle, zaman içerisinde sanırım beni bu yola sürükledi. İlk yıllarda ailemin, beni yüreklendirmesi ile başlasa da, geçen zaman içerisinde müzik benim için yaşamın ta kendisi oldu.
Diğdem:Müzik dışında başka bir yönünüzün de olduğunu ve basketbolun hayatınızda çok önemli bir yer tuttuğunu ve hatta profesyonel olarak bir dönem basketbol oynadığınızı biliyoruz. O dönemlerdeki Gökhan Temel nasıl bir oyuncuydu? Biraz bahseder misiniz?
Gökhan: Basketbolu gerçekten çok seven ve kaybetmeye tahammülü olmayan bir oyuncuydum. Takım antrenmanlarının dışında da ekstra kendimi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmayı seven tabiri yerindeyse çok hırslı bir yapıya sahiptim. Tabi ki, bunu yaptığınız işi sevmenizle ilgili olmasına da bağlıyorum. Şuan profesyonel olarak olmasa da, fitness, koşu ve vakit buldukça eski takım arkadaşlarımla basketbol maçları düzenli olarak keyifli bir şekilde halen hayatımda yer almaktadır.
Diğdem:Peki basketbol oyunculuğu yaptığınız dönemlerde hangi takımlarda oynadınız?
Gökhan: Beşiktaş, Tekirdağ Telekom, Emlak Bankası, Bakırköy Spor gibi büyük kulüplerde basketbol oynadım. Yıldız takım seviyesinden sonra gün be gün yaptığım antrenmanlarla, kendime güvenimi arttırarak, oynadığım kulüplerde skorer olarak ön planda olmayı başarabildim. Milli takımımızda yer alan Hidayet Türkoğlu, Kerem Tunçeri ve Ömer Onan gibi günümüzün birçok yıldızıyla karşılıklı maçlarda yer aldım.
Diğdem:Müzik ve basketbolu bir arada mı yürüttünüz?
Gökhan: Oyunculuk sürecinin devam ettiği üniversite yıllarında sahneyle ilk tanışmamla her ikisini belli bir dönem beraber yürüttüm. Süreç olarak üniversitedeyken bir yandan profesyonel basketbol oynarken diğer yandan da sahneye adım atmış oldum. Müzik artık hayatımın yavaş yavaş ta kendisi olmaya başlamıştı.
Diğdem:Müziğe geri dönecek olursak ilk sahneye çıktığınızda neler hissettiniz?
Gökhan: Kendimi oraya ait hissettim. Yeni adım attığım bir yol olduğu için değerli hocalara ulaşarak, kendimi müzik adına daha da geliştirebilmek için eğitimler aldım.
Diğdem:İyi bir solist olmanızın yanı sıra aynı zamanda besteci kimliğiyle de öne çıkan isimlerden birisiniz. Hatta pek çok yarışmadan dereceler aldığınızı da biliyoruz. Bu süreci bizlerle paylaşır mısınız?
Gökhan: Eğitim aldığım o yıllarda müzikal anlamda kendimi geliştirirken, bir yandan da yavaş yavaş besteler üretmeye başladım. Hatta ilk bestemi de o yıllarda yaptım. Çevremdeki insanların ve dinleyicilerin teşvikiyle birkaç müzik yarışmasına başvurdum ve finallerde yer aldım. Daha sonraları kendi bestelerimi üretebildiğim ve seslendirebildiğim için bunu albüme dönüştürmek istedim ve nihayet inde 2011 yılında ‘ Aşk Tutsakları’ isimli ilk albümümle müzik piyasasına giriş yapmış oldum.
Diğdem:Albüm süreci nasıl gelişti ve bu süreçte kimlerle çalıştınız?
Gökhan: İlk olarak bestelerin içinden albüme girebilecek şarkıları belirlemekle başladı. Karar verilip, parçalar seçildikten sonra, Tamer Özkan’ın aranjmanları ile albüm yoluna çıkılmış oldu. Albümde Hayatımın Kadını ve İz Sürer Gibi remix parçalarının aranjmanlarını ise Töre Cengiz yaptı. İlk klibim olan İz Sürer gibinin yönetmeni Serdar Gözelekli’ydi. İkinci klibim ise Hayatımın Kadını şarkısına çekildi. Bu klibin yönetmenliğini Deniz Akel yaptı.
Diğdem:Albüme baktığımızda 9 şarkının bestesi size ai, sözler Aziz Certel imzasını taşıyor. Sazan isimli şarkınızın da sözü ve müziği yine Aziz Certel’e ait. Aranızdaki uyumu neye bağlıyorsunuz?
Gökhan: İlk başta çok iyi bir dostluğa, iyi kalpli bir insan ve çok iyi bir müzik adamı olmasına diyebilirim.
Diğdem:Sazan isimli singlenız son zamanlarda en çok dinlenen parçalar arasında ve gerçekten değişik ve enerjik bir parça. Albümün hemen arkasından bu single çalışmasına nasıl karar verdiniz?
Gökhan: Yaptığım konser ve sahne çalışmalarında ön plana çıkan ve çok istek alan bir parça olması, bizi single olarak çıkarma düşüncesine itti. Akustik bir albüm olan Aşk Tutsaklarının içindeki her şarkının ayrı ayrı beğenilmesi, beni ve müzik firmamı çok mutlu etti. Sazan şarkısına gelince, hepimizi heyecanlandıran ve dikkatleri çeken bir şarkı olması, bizi biran evvel bu şarkıyı single olarak dinleyicilerle buluşturma düşüncesine itti. Sazandan bahsetmişken bu parçanın klip yönetmenliğini ise Uygur Akkaya yaptı.
Diğdem:Albümünüze ve single bakıldığında değişik soundlu şarkıların bu kadar ilgi çekmesini nedenini neye bağlıyorsunuz ?
Gökhan: Bir besteci olarak şöyle söyleyebilirim; şarkıların seçiminde birbirine benzemeyen şarkılar seçmeye çalıştık. Tabi ki şarkıları düzenleyen aranjörlerin ve albümde çalan enstrümanistlerin ustalığını da göz ardı etmemek lazım.
Diğdem:Çeşitli mekan ve organizasyonlarda sahne alıyorsunuz. Gökhan Temel’in sahnesinden ve repertuarından bahseder misiniz?
Gökhan: Profesyonel sahne yaşamımda Türkiye’nin birçok seçkin mekanlarında, İstanbul’da da Moda Deniz Kulübü, Fenerbahçe Divan, Büyük Kulüp gibi birçok bilinen mekanda ve çeşitli organizasyonlarda sahne aldım ve almaktayım. Repertuarımda İngilizce, İtalyanca, İspanyolca ve tabi ki Türkçe parçalara ve gündemdeki popüler eserlere yer vermekteyim.
Diğdem:Son dönemlerde albüm çalışmasından önce şarkıları internetten yayınlamak ve nabız ölçmek çok moda. Bir sanatçı olarak iletişim araçlarının ve sosyal medyanın müzik sektöründeki öneminden bahsedecek olursak neler söylemek istersiniz? Dinleyicileriniz sosyal medya aracılığıyla size nasıl ulaşabilirler?
Gökhan: Evet kesinlikle katılıyorum. Artık günümüzde internet aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmak daha kolay. Sosyal medyada şarkılarla ilgili yapılan yorumların ve paylaşımların eser sahiplerini ve yorumcuları olumlu yönde motive ettiğini düşünüyorum. Ayrıca bu yolla toplumun nabzını daha kolay bir şekilde ölçebilme imkanı da yakalayabiliyorsunuz. Sonuç olarak gelişen teknolojinin sektördeki herkese büyük kolaylıklar sağladığını söyleyebiliriz.
Antalya’da sanatçı Azer Bülbül bir otel odasında ölü bulundu. Sanatçının ölümü üzerine polis, olay ile ilgili olarak soruşturma başlattı. Sanatçı Azer Bülbül`ün ölü bulunmasıyla ilgili bir şüpheli gözaltına alındı.
Doğuş Yayın Grubu’nun Maslak Refresh The Venue’deki yeni yıl partisine katılan isimlerden Pascal Nouma, Fransa’da ‘Ermeni soykırımının’ inkarını cezalandıran yasa hazırlığını eleştirdi.